Savaşın Gölgesinde Bir Bayram Sabahı
Bu sabah uyandığımda takvim bir bayramı işaret ediyordu.Çocukluğumdan beri bayram sabahlarının bende bıraktığı bir duygu vardır: İçimde sessiz bir sevinç, tarifsiz bir huzur…Sanki dünya o gün biraz daha iyi olacakmış gibi.Ama bu sabah içimde aynı hafiflik yok.Çünkü dünyanın bir yerinde insanlar bayram sabahına uyanmıyor; siren seslerine, korkuya ve belirsizliğe uyanıyor.Bir çocuğu düşünüyorum. Bayramlık ayakkabılarının sevincini yaşaması gerekirken, gökyüzünden gelen seslerden korkan bir çocuğu…Bir anneyi düşünüyorum. Bayram sofraları kurmak yerine çocuklarını korumaya çalışan bir anneyi…Oysa bayram dediğimiz şey; barışın, merhametin ve paylaşmanın adıdır.Bizler bayram hazırlıkları yaparken, dünyanın başka köşelerinde insanlar sadece huzurlu bir sabahın hayalini kuruyor.Belki sıcak bir ekmek, belki sessiz bir gece, belki de korkusuz bir gün…İşte bu yüzden bu bayram sabahı kendi kendime şunu söylüyorum:Bayram sadece sevinmek değildir. Bayram, başkasının acısını da hissedebilmektir.Belki elimizden büyük şeyler gelmez. Ama kalbimizden geçen bir dua, bir merhamet duygusu, bir iyilik…Dünyayı değiştirmese bile insanlığımızı korumaya yeter.Dilerim bir gün bayram sabahları dünyanın her yerinde aynı anlama gelir.Çocuklar korkuyla değil kahkahalarla uyanır.Silahların sesi değil, bayramlaşmanın sesi yükselir.Çünkü ben inanıyorum ki…Bayram, en çok barışa yakışır.